|
|
|
| |
<<
Kişisel
Gelişim
DELEGE ETMEK YADA EDEMEMEK
Yönetici olarak en çok şikayet ettiğimiz konu
islerimizin çok yoğun olması ; hiç zamanımız
olmayışı ; bırakın doğru dürüst tatil yapmayı
eve bile sürekli geç gittiğimizdir. Bunlara
çocuklarımız ve eslerimize zaman ayıramadığımızı
ekleyebiliriz.
Çevremizden iş yoğunluğumuzu azaltmamız için
bizi uyaranlara ise is yoğunluğundan bende
şikayetçiyim ama altımızdaki elemanlar yetersiz
, beceriksiz olduklarından dem vurarak , ileride
altımızdaki elemanlar yetisince işlerimizin
çoğunluğunu alt kadromuza devredeceğimizi söyler
dururuz.
Ama beklediğimiz kırmızı Perşembe hiçbir zaman
gelmez. Zira gelmesini istediğimiz söylenemez.
Alt kadromuzu yetiştirmeyi ve üzerimizde ki
isleri altımızdaki elemanlara devretmeyi
gerçekten istiyor muyuz. Esas cevaplamamız
gereken sorunun bu olduğunu sanıyorum.
Elimizdeki bir çok ufak tefek işi rahatlıkla
elemanlarımıza devredebilecekken bunu yapmayız ;
çoğu zamanda bunun farkına bile varamayız ;
alışkanlık haline gelmiştir artık.
Çözümlemeye alıştığımız ufak islerden hoşlanırız
, bu sorunları çözmek bize zevk verir. Öncelikle
bu basit isleri elemanlarımıza devretmekle ise
başlayalım.
İkinci aşamada ise günlük yaptığımız islerin
listesine çıkarmalıyız. Listeyi oluşturduktan
sonra hemen devredebileceğimiz isleri
belirlemeliyiz. Amacımız mümkün olduğu kadar isi
alt kadememize devretmek olduğunu unutmamalıyız.
Yaptığımız şeyin sadece elemanlarımıza ait olan
isleri asil sahiplerine iade etmek olduğunu
unutmamalıyız. Rutin isleri elemanlarımıza
devrettikten sonra risk unsuru taşıyan
sorumlulukların devrini nasıl devrini
yapacağımızı planlamalıyız.
Risk unsuru bizi korkutmamalı. Üzerimizdeki is
yoğunluğunu düşündüğümüzde bizim hata yapma
olasılığımız ve riskimiz daha fazladır.
Elemanlarımıza isi devrederken tabii ki yapmamız
gereken bazı hazırlıklar var. Bunlar ;
1. Öncelikle elemanlarımıza sorunların nasıl
çözülmesi gerektiğini göstermeliyiz.
2. Kendilerine verdiğimiz islerin bitim
tarihlerini hangi sıklıkta bize bilgi vermeleri
gerektiğini bildirmeliyiz.
3. Verdiğimiz islerde kontrol kriterlerimizi
belirlemeliyiz ve mutlaka kontrol etmeliyiz.
İş devrinde son asama ise proje devridir. Artık
ilk aşamanın sonunda elemanlarımız rutin islerin
istediğimiz gibi çözen , diğer islerice bizim
kontrolümüzde çözen , problem çözmeye alışmış
bir kadro oluşturmuş bulunuyoruz.
Proje devrini adım adım yapmalıyız.
1. Projede çalışacak insanların belirlenmesi
2. Projenin süresi , kontrol sıklığı , kontrol
kriterleri belirlenmeli
3. Proje için gerekli kaynaklar proje ekibinin
rahatlıkla kullanımına açık olmalıdır.
4. Personelin projeyi gerçekleştirme arzusunun
isin başarılmasında ne kadar belirleyici
olduğunun asla unutmamalıyız.
İşlerimizi devrederken , elemanlarımızla görüş
ayrılığına düşmemiz kaçınılmazdır. Elemanlarımız
fikirlerini rahatlıkla açıklayabilmelidirler.
Hep ayni düşüncede isek bazılarımıza gerek yok
demektir.
Unutmayalım ;
Yöneticilerin zamanlarının islerine yetmemesinin
nedeni ; astlarının kendi islerini yapmak
konusunda yetiştirilmemeleridir.
Unutmayın Sayın Yönetici ;
İsten zamanında çıkmak , tatil yapmak ,
ailenizle ilgilenmek , sağlığınıza zaman ayırmak
sizin de hakkinizdir. Bütün bunları yapmak da
size bağlıdır , sizce yönetim anlayışınızı
gözden geçirmenin zamanı gelmedi mi ?
Konuyla ilgili olarak ülkemizde sıkça yaşanan
sorunda yetenekli eleman sorunudur. Bu tür
elemanlar pek sevilmez. Yetenekli yardımcılardan
korkarız , onları bastırmaya , sindirmeye
çalışırız. Yetenekli elemanları ; pozisyonumuzu
tehdit eden potansiyel bir tehlike olarak
görürüz , bu elemanları sindiremezsek bir
şekilde kapı önüne koyarız.
Basariyi takım çalışmasının getirdiğini
öğrendiğimizde bu huyumuzu bırakacağımızı
düşünüyorum. Ne dersiniz ?
EKREM HAYRI PEKER
Tekstil Teknik Mayıs 2002
Ekonomik Durum Mayıs 2003
|
|
|
|