|
|
|
| |
<<
Kişisel
Gelişim
EĞİTİM
Sihirli bir kelimedir
eğitim. Sözlerimize
baslarken eğitimin ne
kadar önemli olduğunu
söyleriz (Gerçektende
önemli). eğitim
sistemini
eleştiririz(hakli
olarak),eğitilmiş is
gücünün azlığından
yakınırız.
Vatandaşların bu
konuda yapacakları
nispeten sinirlidir.
1965 – 1980 arası
vatandaşlar okul
yaptırmak için
(önceleri ortaokul ,
sonra lise ve sanat
okulları) dernek
kurarlardı. 1980 ’den
sonra sadece
Üniversite ve Meslek
Yüksek okulları
yaptırmak için
dernekler kuruldu.
2000 ’lif yıllarda da
bu âdetler terk
edildi.
Bu yüzden sade
vatandaş sadece
seçimlerde , Milli
eğitime daha fazla
kaynak ayıracak
partileri
destekleyebilir ,
birde çocuklarının
okudukları okullara
sahip çıkarak ;
onların eksiklerini
tamamlamaya katkıda
bulunabilir.
Ülkemizin en büyük
sorunlarının basında
issizlik gelmektedir.
İşsizliğin en büyük
nedeni de issizlerin
mesleksiz olusudur.
Meslek sahibi insanlar
yurt dışında iş
bulabilir. ( AB
yanlısı parti ve
kuruluşlara duyurulur.
Bu kadar niteliksiz is
gücüyle bizi hiçbir
yere almazlar , önce
bunu çözelim.
)Sanayicilerimiz doğal
olarak hazır ,
yetişmiş is gücü
istiyorlar. Nitelikli
elemanlar kısa bir
oryantasyon
eğitiminden sonra
hemen ise adapte
olabilmelidir.
Peki bu durum
karsısında işveren
kesiminin (Esnaf
Birlikleri dahil)
yapabileceği hiç bir
şey yok mu. ?Bu
sorunun çözümüne
katkıda bulunabilirler
mi. ? Bence evet
Odalar birliğinin
Ankara’da yaptırmakta
olduğu merkez ~ 200
milyon dolara mal
oluyor. Alin size
milyon dolarlık 200
teknik okul
Ayni şekilde esnaf
odalarının
sendikaların fonları
lüks binalar
yapacakları yerde
eğitim merkezleri
kurabilirler. Var olan
teknik okullardan da
faydalanabiliriz.
Diğer ülkelerin bu
konuda deneyimlerinden
faydalanmalıyız.
Yetişmiş eleman
sıkıntısı sektörümüzde
de mevcuttur.
Elemanlarımız
usta-çırak ilişkisi
içinde
yetiştirilmektedir.
İsletmelerimizde
eğitim dairesi /
eğitim uzman yoktur.
Gelen elemanlar doğru
dürüst oryantasyondan
geçmeden isletmeye
verilmektedir.
Eğitilmeden isletmeye
verilen bu elemanların
makinelere ; ürünlere
verdiği zararı kimse
hesaba katmamaktadır.
Eğitilmeden isletmeye
verilen elemanların
sebebe olduğu is
kazaları ayrı bir
sorundur. Ülkemiz is
kazaları konusunda
Dünya ortalamasının
çok üstünde yer
almaktadır. Bu yüzden
ekonomimiz büyük kayba
uğramaktadır.
Sektör ve isletme
bazında
yapacaklarımızı
sıralayalım ;
Sektördeki birlikler ,
dernekler Trakya ,
Bursa , Denizli ,
İzmir , GAP bölgesi
illerinde kapalı
isletmeler kiralanarak
boya-baskı kumaş
terbiyesi-örme-konfeksiyon
bölümlerinde insanlar
eğitilerek bu
bölgelerdeki
fabrikaların yetişmiş
insan gücü sağlanmış
olur.
Bu merkezler
kuruluncaya kadar
isletmeler şunları
yapabilirler ;
a) İş kazalarını
önlemek için
çalışacakları
makinelerin tehlikeli
bölümleri tanıtılmalı.
Bakim ekibi tarafından
makinenin teknik
özellikleri mutlaka
tanıtılmalı.
b) Boya ve
kimyasalların
tehlikeleri
anlatılmalı ; nasıl
depolanacakları ve
nasıl kullanılacakları
öğretilmelidir.
c) Çalışanlar
prosesler hakkında
bilgilendirilmelidir.
d) Proses süreleri ,
işlem sıraları verilen
kimyasalların standart
haline getirilmeli ;
makine baslarındaki
panolara asılmalıdır.
e) Bir eğitim salonu
oluşturulmalıdır.
f) Elemanlara sadece
teknik eğitim değil ,
kalite-verimlilik
maliyet konularında da
eğitim verilmelidir.
g) Is yerlerinde
içinde teknik ve
kişisel gelişim
konusunda yayınların
yer aldığı bir
kitaplık
oluşturulmalıdır.
Kaliteye uzanan süreç
kaliteli insanlarla
baslar. Devletin her
şeye yetişemediğini
görüyoruz. Bu
sektörden kazananlar
daha fazla kazanmak
istiyorlarsa insana
yatırım yapmak
durumundadırlar.
Tekstil işverenler
sendikaları , ihracat
birlikleri , isçi
sendikaları , ithalat
ve sanayi odaları. . .
Bu sorumluluğu
üstelenin ; üyeleri de
eğitim konusunda
zorlayınız.
EKREM HAYRI PEKER
Ekonomik Durum Mart
2003
Tekstil Teknik Eylül
2002
|
|
|
|