|
|
|
| |
<<
Kişisel
Gelişim
MALİYET(!)LER
Sektörümüzde ha bire konuştuğumuz
konuların basında maliyetler gelir, bilhassa
isçilik maliyetleri konfeksiyon alanında bir çok
firma bu nedenle yatırımlarını yurt dışına
kaydırmışlardır. ( Romanya, Bulgaristan ,
Moldova. . . gibi ) Dokuma, örme, boya ve baskı
fabrikalarının bir kısmi da “ucuz isçilik” den
faydalanmak için merkezlerden uzaklaşarak kırsal
alanlara gitmişlerdir.
Konfeksiyon firmalarının Avrupa Birliğine aday
olan ülkelerde atölyeler, fabrikalar açmasının
ihracatımızı artırması açısından faydası vardır.
Maliyetlerden bahsedilirken “isçilik” den sonra
enerji maliyeti konuşulur, enerji birim
fiyatlarının yüksekliğinden şikayet edilir, ama
yapılacak bir şey yoktur (!) Diğer maliyet
unsurları olan kimyasal maddeler boyaların
fiyatı hemen göze çarpar. İşletmecilerden,
satıcı fiyatlardan sürekli bu fiyatları aşağı
çekmeleri istenir. Ciddi bir ölçüm, deneme
yapılmadan; bazı durumlarda isletmecilere bile
sorulmadan boyalar gelir, yığılır, nede olsa
fiyatlar belli (!) olan malzemelerdir.
Diğer tasarruf edilebilir maliyet unsuru yedek
parça ve bakimdir, çoğu firmamızda bakim planı
yoktur var olanlarda uygulanmaz. Zaten bu
planlar isletme yöneticileriyle yapılmaz. Son
krizler(!)den sonra bakim ekiplerinin mevcudu
azaltılmıştır. Çoğu firma ustalarla idare
etmektedir, Mühendislere ödenen ücretler hem
yüksek(!) hem de mühendislere karşı rahat söz
söylenemediği, hem de bazı konularda mühendisler
olmaz, yapılması gereken şöyledir dedikleri
içinde zaten pek sevilmezler. Bu alanda da
mantık idare edin, nerde tırak orda bırak.
Maliyet kalemlerini tekrar toparlarsak;
1. İşçilik
2. Enerji
3. Boya ve kimyasallar
4. Bakim, yedek parça giderleri
Bunlara alınması gereken bazı tamamlayıcı makine
ve aparatları da ekleyebiliriz.
Son zamanlarda kotaların kalkmasından sonra Çin
mallarının piyasaları istilasından duyulan
korkuda sik sik gündeme gelmektedir. ( Çin’de
tekstilde ortalama ücretler 30-40 dolar
civarındadır. )
Bütün bu saydığımız maliyet unsurları içinde
sayılmayan verimlilik veya verimsizlik olgusu
mevcuttur. Mevcut isletmelerimizin büyük bir
çoğunluğu verimlilik ölçümü yapmamakta,
yapılması bile düşünülmemektedir. ( Son is
kanunu isletmeleri performans ölçümüne
zorlayacaktır. ) Oysa görülmeyen maliyetler
görünen maliyetlerinin %40’ini bulmaktadır.
Kalite belgesi asan ( ISO gibi ) bir çok
isletme proses ölçümü, zaman etütleri yapıp
aylık raporlar hazırlanmadığı önemsenmediği için
kayıp zamanlar ve kayıp üretimler tespit edilmez
İHTİYAÇTA DUYULMAZ.
Simdi sırayla bu maddeleri inceleyelim;
1. İşçilik ; Sektörümüzde ( tekstil ) emek
yoğun bir üretim sürmektedir. Sektörde isçi
sirkülasyonu çok fazladır, fakat pek önemsenmez.
Siparişler azaldığında hemen eleman azaltımına
gidilir. Firma çalışan bağından söz etmek
mümkün değildir. Is güvenliği patrona
yakınlıkla paralel gider, çalışanlar birbirine
güven duymaz buda mevcut verimsizliği artıran
bir unsurdur. İşçilik maliyetlerini olumsuz
etkileyen faktörlerin içinde mevcut vergi
yükünün fazlalığı S. S. K primlerinin
yüksekliği, ondan fazla eleman çalıştıran
isletmelere konan kelle vergisi misali fonları
sayabiliriz. İşletmelerimizin çoğunda ölçme
değerlendirme yapılmadığı için olması gereken
üretimle, mevcut üretim karsılaştırılmaz.
Kapasitenin ne kadarının kullanıldığı sağlıklı
ölçülmez, yeter ki makineler çalışsın.
Çalışanları verimlilik üzerine yoğunlaştırıp
yaptıkları ise ruhlarını katmalarını sağlar ve
yapacakları önerilere kulak asarsak verimliliğin
(kişi basına üretimin) arttığını, birim
maliyetin düştüğünü hemen göreceğiz. Firmalar
biraz eğitime bütçe ayırırlarsa, çalışanlara
insan gibi yaklaşırlarsa karşılığını üretim
artısı olarak alacaklar. Kriz bahane edilerek
birkaç kişinin isini bir kişiye yükleme,
mühendis şayisini azaltıp usta zihniyetiyle
çalışmayı tercih etmek verimi de, üretimi de
düşürür.
2. Enerji ; Ölçme, değerlendirme sistemini
kurduğumuzda ürünler çalışılması gereken
sürelerde basılıp, boyanıp,dikileceği için birim
enerji maliyeti düşecektir. Ayrıca
makinelerimizi hangi saatlerde
çalıştırabileceğimizi planlayarak tarifeli
enerji sistemlerine geçebiliriz. Bu şekilde
enerji maliyeti aşağı çekebiliriz.
3. Boya ve Kimyasallar ; İşçi ücretlerinden
sonra göze çarpar giderlerin basında gelir.
Çoğu isletme ucuz ürün pesindedir.
İşletmecilere sorulmadan alınan haslığı düşük
boyalarla ihraç edilecek kumaşların boyanması
istenir. Müşterinin mucize yaratması beklenir.
İşletmecilerin uygun kimyasalları uygun
miktarlarda kullanmaları maliyetleri aşağı
çekecektir. Bir çok isletmede boşuna gereğinden
fazla kullanılan kimyasallar lağımına gider,
depolarda örümcek bağlar bunlar görülmez.
İşletmeler alınacak kimyasallar önce
laboratuardan sonra isletmelerde test edilerek
alınmalıdır. Alınan kimyasallar etkin madde
kontrolü yapılarak isletmeye verilmelidir.
4. Bakim,yedek parça giderleri ; Verimliliği
etkileyen, birim maliyetini artıran unsurların
basında makinelerin problemsiz çalışmasıdır.
Makinelerin periyodik bakımlarının yapılmaması
ürün kalitesini de olumsuz etkiler. İdare
edelim mantığı kaliteyi düşürür, maliyeti
artırır. Örneğin ramda iğneleri değiştirmezsin
kaçık yapar. . . Değişmeyen iğneler örgü
kumaşlarda iz yapar. Buna benzer bir çok örnek
verilebilir. Çalıştığım bir isletmede baskı
makinelerinin ( 4 adet rotasyon baskı vardı )
zaman kayıplarını ölçen bir sistem kurdum, bir
ay sonra raporlar çıktığında ihtiyaç olmaması,
sipariş beklemeden doğan zaman kayıplarının
toplamı neredeyse bir baskı makinesinin çalışma
süresine eşit çıktı. Bu örnek sanırım ne demek
istediğimi anlatan iyi bir örnektir. Ucuz is
gücünün verimli çalışmayı prensip edinmiş
isletmeleri tehdit edeceğini sanmıyorum. Ucuz
is gücüne sahip Çin tekstilinin imajının “ucuz
ürün” olduğunu unutmayalım.
Ülkemiz tekstili kalitesini Avrupa ve ABD
ülkelerinde kabul ettirmiştir. Ülkemiz tekstili
“Fasoncu” imajından kurtulup en kısa zamanda
markaya yatırım yapmalıdır.
İşletme sahipleri, yöneticiler görülmeyen
maliyetleri ciddi bir şekilde ele almalıdır.
Verimsiz isletmecilikten doğan kayıplar kayıt
dışına koymakla geçici olarak önlenebilir. “
Verimliliği düşürmek veya yenilikten feragat
etmek suretiyle kar elde ediyorsak, buna kar
denmez. Sermayeyi tüketiyoruz denmektedir. ”
1- Peder Drucker Geleceği Yönetmek. İş Bankası
Yayınları
Ekrem Hayri PEKER
E. Durum Mart 2004
|
|
|
|